Ana sayfa Kültür Sanat Edebiyatçıların İsim Babalığı Yaptığı 8 Muazzam Müze

Edebiyatçıların İsim Babalığı Yaptığı 8 Muazzam Müze

0
PAYLAŞ

İstanbul’da dolaşıp gezmek isteyenlere sayısız alternatif sunulabilir. Anadolu’sundan Avrupa’sına Burgazada’sından Rumelihisarı’na gez gez bitmez. Bu alternatifler arasındaki müzelerden bir tık  daha önplanda olanlarını derledik.

Uyarı: Bu listede edebiyatseverler imtiyazlıdır!

Ahmet Hamdi Tanpınar Müzesi | Gülhane

Tanpınar edebiyatıyla, şiiriyle, yaşamıyla hem toplumsal hem de kültürel hayatımıza mal olmuş, değerli bir isim. Belki de romanlarındaki karakterler, edebiyatımızın ilk ‘bunalan’ları, tutunamayanları… Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde Cumhuriyet sonrası yazılan birçok klasik roman gibi Doğu ile Batı kültürü arasında askıda asılı kalmış Türk insanını resmediyor. Bu ikirciklik içinde varlık bunalımları geçiren insanı… Şiiri ise sembolist. Anlatıcaklarını sembolleşetirerek insanların gözleri önüne seriyor.

Müzeye gelecek olursak Sultanahmet meydanından aşağıya doğru tramvay yolunu takip edince Gülhane Parkı’yla yüz yüze geliyorsunuz. Sonrasında Gülhane’nin kemerli duvarlarından içeriye girdiğinizde, solda; Osmanlı mimarisi merdivenlerinden duvarlarına, pencerelerinden tavanına kadar kendini belli eden Alay Köşkü ile karşılaşacaksınız. İşte Ahmet Hamdi Tanpınar Müzesi burada ikamet ediyor. Kapısını karşınıza aldığınızda sizi Yahya Kemal ve Tanpınar’ın büstleri selamlayacak. İçeriye girin! Solunuzda güvenlik memuru, sağ tarafta ise kütüphane memuru… İçeriye girdiğinize göre o nostaljik havayı gönül rahatlığıyla teneffüs edebilir ve sizi beklemekte olan tüm yazarlarla tanışabilirsiniz. Onlarca yazarın saati, şapkası, kalemi ve gözlüğü ışıldak camların arkasından size göz kırpacaklardır.

Orhan Kemal Müzesi | Cihangir

Biraz düşündüm de Orhan Kemal’e sanki Beyoğlu yakışmıyor be! Aman, yanlış anlamayın. Mesele, Orhan Usta’nın Beyoğlu’nda olması değil.

Mesela ben onu Çukurova’da yakıcı güneşin altında pamuk toplarken hayal ederim. Kim unutabilir Beyrut’taki lokantada kardeşiyle yaşadıklarını, ya matbaada çalıştığı günleri?.. Aklında arkadaşılarının gidip gelen hayalleriyle Beyrut’tan Adana’ya doğru trenle yaptığı yolculuk daha cezbekar gelmez mi insana? Yoksa yanlış anlaşılmasın; Usta’ya Beyrut’ta yakışır, Adana’da yakışır, Beyoğlu’da!..

Orhan Kemal Müzesi, Beyoğlu Cihangir’de karşılamak için misafirlerini beklemekte. Orhan Kemal’in Ara Güler tarafından çekilmiş 70 kadar fotoğrafının yanısıra, birçok özel eşyasıyla beraber kitaplarının ilk basımları da bulunmaktadır.

Sait Faik Abasıyanık Müzesi | Burgazada

Bir yazarın sahip olduğu en güzel özelliği; eşyayla, varlıkla tıpkı bir çocuğun oyuncaklarıyla oynadığı gibi oynayabilmesi ve onları birçok muhtelif şekillere sokabilmesidir. Onlar kalemleriyle bir kazaya sebeb olabilir, bir cinayet işleyebilir ve hatta bir kalp çalabilirler. Kendilerine birkeç kalem darbesiyle bir sevgili dahi inşa edebilirler.

Sait Faik Müzesi’ne gidişimde Sait Faik’i yanıbaşımda, vapurun trabzanlarına dayanmış bir biçimde hayal ettim. Yanık süzü, hafiften kırarmaya başlamış saçları ve o, fotoğraflarındaki kısa kollu gömleğiyle dibimde beliriverdi. Balıklardan, sallardan ekmek parası uğruna olta/ağ sallayan balıkçılardan, açıkgöz dilenci çocuklarından konuştuk biraz. -Bir de o Kınalı’ya giden Ermeni dilberlerinden kalmamış artık- Sustum. Onca edebiyat yapmış şiirler söyleyip hikayeler yazmış bir edibe lakırdı etmeye dilim varmadı.

Sait Faik Müzesi, Kınalıada’yı geçtikten hemen bir sonraki ada olan Burgazada’da ikamet ediyor. Burgazada İskelesi’nden biraz iç taraflara doğru girdiğinizde Burgazada Polis Karakolu’yla karşı karşıya kalırsınız. Oradaki polislere sorun, size müzeyi tarif edeceklerdir.

Sait Faik Müzesi üç katlıdır. Birinci katı oturma odası olarak kullanılmıştır. Güzel divanlar, masalar ve sandalyelerle süslüdür. Genel manada birinci ve ikinci kat Sait Faik ve ailesinin hatıralarıyla süslüdür. Çıkıldığında dekorasyonundan anlaşılacağı üzere üçüncü kat Sait Faik’in şahsi odasıdır. Deri kılıf geçirilmiş koltuğu, siyahı soyulmuş ve yıllanmış ayakkabıları ve türlü düşüncelerini doğurduğu yatağını bu odaya çıktığınızda görebilirsiniz. O odayı gördüğünüzde Sait Faik’in nasıl muazzam güzellikteki sözleri kağıtlara nakşedebildiğini anlarsınız.

Üçüncü katta, merdivenlerden çıkıldıktan sonra sağ tarafta kalan bir odada da Sait Faik’e mektup yazabilirsiniz. A4 kağıtları mevcuttur. Ben yazamamıştım ve üzülmüştüm. Bugüne nasipmiş. Selamlarla, edebiyatımızın şair hikayecisi, ‘şa-hika’larından biri…

İstanbul Oyuncak Müzesi | Göztepe

Aileyle beraber gezilmesi gereken müzelerden… Özellikle çocukları kendine çekebilir ve sevindirebilir. Müze İstanbul’un Göztepe semtinde bulunuyor.

İçeriğine gelecek olursak, tüm dünya ülkelerinden ve birçok farklı zamanlardan saklanmış oyuncaklardan oluşuyor. Müzenin başlıca mimarı ise Sunay Akın. 20 yıl boyunca 40 farklı ülkeden topladığı oyuncaklarla müzenin kurulumasına önayak olmuştur.

Masumiyet Müzesi | Beyoğlu

Esasında Masumiyet Müzesi, Nobel Ödüllü yazar Orhan Pamuk’un kaleme aldığı ve kızı Rüya’ya ithaf ettiği geniş çaplı bir aşk romanıdır. Roman, Pamuk’un on yıllık çalışması nihayetinde ortaya çıkmış ve piyasaya sürülmesinden sonra, üç gün geçer geçmez en çok satan romanlar listesindeki yerini almıştır.

1975 yılı ile başlayan kitap, zengin Basmacı ailesinin 30 yaşındaki oğulları Kemal ile, Keskin ailesinin 18 yaşındaki kızı Füsun’un aralarında yaşanan aşkı konu almaktadır.

Beyoğlu’nun Çukurcuma Semti’nde kuralan müzede, Masumiyet Müzesi’nde geçen birçok nesneye rastlanılabilir: Kemal, Füsun ile aralarında yaşanan ilişkinin ardından, Füsun’un sarı ayakkabılarını, küpelerini toplamaya başlar.

Orhan Pamuk’da hikayede toplanan bu eşyaların 70’li yıllara uygun asıllarını bularak, yıllar önce Beyoğlu Çukurcuma’da satın aldığı araziye bir müze kurup romanın kahramanlarının tüm eşyalarını sergilemeye karar verir.

Bonus: Topkapı Sarayı Müzesi | Sarayburnu

İstanbul’un Türkiye haritası üzerindeki biçimini görmeyen yoktur. Hiç değilse, şehir bulmaca oynamışızdır bir kere dahi olsa… Ben İstanbul’un o haritadaki şeklini bir kelebeğe benzetirim. Kanatlarını açmış uçmakta olan bir kelebeğe… Eğer ki İstanbul minyatür bir kelebekse, onun küçücük bir kalbi olmalıdır. İşte o kalp, Topkapı’dır.

Topkapı Müzesi İstanbul’un merkez ilçelerinden biri olan Fatih’te bulunur. Sarayın bulunduğu noktaya Sarayburnu’da denilir. Müzeye girmek için önce surlardan geçip sarayın ön bahçesine alınırsınız. Sonrasında, bahçenin ortasındaki yolu takip ettiğinizde asıl saray kapısıyla karşı karşıya kalırsınız. Bu noktada, sağınızda kalan gişelere gerekli ücreti ödeyip müzeye girebilirsiniz.-18 yaşında olanlar ve daha küçükler için müze ücretsizdir- Müze birçok bölümden oluşmaktadır. Oldukça etkileyici bölümlerinden biri, savaş aletlerinin bulunduğu oda ve Osmanlı’ya farklı ülkelerden hediye olarak yollanmış saatlerin bulunduğu yerdir. Kutsal emanetlerin bulunduğu odanın ise farklı bir manevi havaya sahip. Yavuz döneminde başlamış olan Kuran okuma uygulaması hala devam ediyor. Bu bölümde birçok peygamber ve sehabeninde özel eşyaları görülebilir. Hazinenin bulunduğu bölüm ise tadilat dolayısıyla gezilememekteydi.

 

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı yazınız