Ana sayfa Çocuk Robinson Crouse’a Tesir Eden Hayy Bin Yakzan

Robinson Crouse’a Tesir Eden Hayy Bin Yakzan

0
PAYLAŞ

Robinson Crouse’u yazarken Daniel Defoe Hayy Bin Yakzan’ı mı taklit etmişti?

Hatice Kübra BİRCAN (Çocuk Gelişimci) yazdı.

Köyde dağların çıplak tepelerini gören çatıya çıkıp İbn Hazm okuyordum ve kendime hayıflanıyordum kitabını bitiremediğim için. Güvercin Gerdanlığı ne çabuk bitirilebilecek ne de öylesine okunulabilecek bir kitap neticede.

Aradan geçen beş günden sonra evimizin balkonunda İbn Tufeyl‘i bile bitirdim şimdilerde. Ve bu iki yazarın Endülüs‘le uzaktan yakından alakalarının olmasını da bugün keşfettim. Güzel tevafuklar. Belki de ikisinde de aynı ayracı kullandığımdandır böyle bir denk geliş kim bilir.

Gidişattan da anlaşılacağı üzere ya İbn Hazm’dan ya da İbn Tufeyl’den söz edeceğim. Gelişimci kimliğim ile rahatça ifadeler sunabileceğim İbn Tufeyl’i seçiyor ve sizlere biraz Hayy Bin Yakzan’dan bahsetmek istiyorum.

Varlığın Gizemini Arayan Genç’

Yazıldığı dönemde Batı‘da oldukça etki uyandırıyor. Ve üzerine pek çok taklit eserin yazıldığı söyleniyor. Örneğin; Robinson Crusoe bunlardan biridir.

“Eserin Batı’ya etkisi İspanyol yazar Gracian Baltasar’ın ‘El-Ciriticon’ (1651) adlı kitabı ile başlamıştır. İngiliz yazar Daniel Defoe’nin (1660-1731) ‘Robinson Crusoe’ adlı romanında Hayy Bin Yakzan’ın tesiri konusu araştırmacılar tarafından dile getirilmektedir.” [1]

Doğu ve Batı‘da böylesine etki eden eser Türkçe’ye 1923 yılında tercüme edilmiştir.Babanzade Reşid’in tercümesi 1923 yılında Mihrab Mecmuası’nda Osmanlı Türkçesiyle tefrika edilmiştir”. [2]

Batı’nın bu denli ilgisini çeken kitap; Hayy Bin Yakzan isminde bir gencin ıssız bir adada yaşama serüvenini anlatmaktadır. Konular ilerlerken İbn Tufeyl’in astronomik bilgisiyle, saraydaki mesleği olan tıp ilmiyle ve çoğu zaman felsefi düşünceleri ile karşılaşıyorsunuz. Toplumu ve ferdi ele almakla kalmayıp bir takım çözümleri de kendi içinde anlattığını okuyor, tahliline ihtiyaç duyuyorsunuz. Gençlere hitap etmesi için yayınlanan bu eşsiz eser, yetişkinler tarafından da dikkatle okunabilecek hatta zaman zaman kendisini sorgulamaya itecek içerikler barındırmaktadır.

Kitabı yayına hazırlayan Mustafa Uluçay sonuna bir bölüm ekleyerek Hayy Bin Yakzan Hakkında, Romanın Etkileri, Eğitim Felsefesi Açısından Hayy Bin Yakzan başlıklarını da bizlere aktarmıştır. Kitabın önemine dair noktaları ve üzerine yapılmış çeşitli çalışmalara da bu şekilde vakıf olabiliyorsunuz.

Eserin içerisinde Peygamberlerimizin hayatlarını çağrıştıran benzetmeler bulunmakta ve bunlar alt metinlerde açıklanmıştır. Örneğin; Hayy Bin Yakzan’ı annesinin bir sepete koyup denize bırakması Hz. Musa (as)’ın hayatından, Hayy’ın kendisini büyüten anne ceylanı toprağa gömme fikrini kavga eden kargalardan örnek alması Hz. Adem (as)’ın oğulları Habil ile Kabil’in hayatlarından yapılan benzetmelerdir.

Daha derin bir inceleme ve yorumlama kısmına girişildiği takdirde pek çok eksi nokta da bulunabilir bir eserdir aynı zamanda. Felsefi bir roman olan Hayy Bin Yakzan; İslami düşüncenin içindeki bir takım noktaları sadece felsefe ile açıklayamamış ve eksik kaldığı da görülmüştür. Bu gerçeklikle beraber yine de eser gençlerimiz tarafından okunmalı ve bu belirli kısımlar kendileri tarafından keşfedilmeli yahut keşfetmek için danışmalı, soru sormalı, münazara etmelidirler diye düşünmekteyim.

Eserin kitabı yanı sıra bir de çizgi filmi bulunmaktadır. 90’lı yıllardaki pek çok çocuğun nazarlarına sunulan yapıma, internet üzerinden kolaylıkla erişilebilir. Çizgi film ile kitap arasında bazı değişiklikler olduğunu belirtmeden geçmeyeyim elbette… Okul öncesi çağındaki çocukların günümüzde ileri teknolojisi ile sunulan görsellerinin yanında, eski yapım olan bu çizgi film ilgilerini pek çekmeyecektir. (Tabii filmin yeni versiyon yapımı da bulunuyor.) Okul çağı çocuğu henüz soyut döneme adım atmamış olsa da daha çok ilgisini vererek izleyecektir. Lise çağı gençlerimiz ise izlerken ister istemez kendisini tahlil yaparken bulacaktır. Zira bu da beklediğimiz bir fiildir.

Hayy Bin Yakzan’la tanışmaktan pek memnun olmakla birlikte gençlerimizin bu tür eserlere de kütüphanelerinde yer vermelerini temenni etmekteyim. Son satırlarımı kitabımın sonunda kendime bıraktığım not ile tamamlamak istiyorum.

Öyleyse istifadenizde olsun buyrun:

“Lise yıllarımda okuduğum ‘Güneş Ülkesi/Campanella’  ve üniversite yıllarımda okuduğum ‘Sineklerin Tanrısı/William Golding’in içeriğindeki olaylar ile benzerlik buldu zihnim önce. Onları okurken içime sinmeyenlerin getirisini düşünürken; Hayy Bin Yakzan‘ı okuyunca içime sinenleri düşünmek mutlu etti.


Genç okurlar için yazılmış bir kitap. Lakin yine içimden geçen şu düşünce hoşuma gitmedi “Zamanımız gençleri bunu bir gotik vampir serisi ya da bir alt yaşın okuduğu Saftirik Serisi gibi şevkle okur mu?” aynı zamanda “Okursa kavrayabilir ya da kendini sorgulamak ister mi?”

Sorularıma bulacağım cevaplara umut ekmek istiyorum. Yahut yaşamımda bu umudun umudu olarak yaşamayı yeğliyorum.
Doğru yola girmek için lazım olan aşk ve şevkimize bereketle…

09.Eylül.2017

Beykoz / İstanbul
[1] N. Keklik, Felsefenin İlkeleri, s. 104, Ankara 1996; Hasan M. Abbas, Hayy Bin Yakzan ve Rûbinsûn Krûzû, Beyrut 1983.

 [2] Uluçay, Mustafa (2017), Varlığın Gizemini Arayan Genç Hayy Bin Yakzan, Genç Nesil Yayınları, İstanbul.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı yazınız